tao biçimsiz ve hayal edilemeyendir, başlangıcı olmayan, sonu olmayan, isimlendirilemeyen ve tanımlanamayandır. sözcük olarak tao, onu en uygun şekilde kullanacak olursak, ifade edilmemiş söze dökülmemiş olan ın gebesidir diyebiliriz.
ilk iki nokta yazılır önce. soldaki olan ışığı/aydınlığı, sağdaki karanlığı temsil eder, tıpkı birbirini tümüyle kucaklayan ve birbirinin içinde yer alan yin ve yang gibi. bu iki [...]
yaşlı cherokee (Çeroki) kızılderilisi torunlarına hayatı anlatıyormuş.
onlara demiş ki, İçimde bir kavga devam ediyor, çok korkunç bir kavga bu ve iki kurt arasında.
bu kurtlardan biri kötü - korku, öfke, hüzün, kıskançlık, pişmanlık, açgözlülük, kibirlilik, kendine acımak, suçluluk, içerlemek, bayağılık, yalancılık, boş gururluk, rekabetçilik, üstünlük taslamak ve ego o.
diğeri iyi - neşe, barış, sevgi, umut, paylaşım, [...]
rüyaları yakalayan eskiler
büyük kutsal gücü ellerinde tutarlar
ve geceleri uçarlar
uyuyanlara gelmeden önce
uyuyanları güvende kılmak için
eskiler özel bir ağ yarattı
bir rüya yakalayıcı
uyudukları yerin üzerine asmaları için
rüyalar, ağ patikalarında yol aldığında
kötü rüyalar yollarını kaybetti
ve ağlara takıldılar
günün ilk ışıklarıyla yok oldular
iyi rüyalar
yollarını bildikleri için
merkezden geçtiler
uyuyanlara doğru güvenli bir şekilde yönlendirildiler.
sekiz ölümsüzler
zhang guo-lao, zhong-li quan, han xiang-zi, he xian-gu, lan cai-he, li tie-guai, lü dong-bin, cao guo-jiu.
zhang guo-lao : (canÄŸ guo-lav)
zhang, sekiz ölümsüzden biridir. insana dönüşen bir yarasa olduğu varsayılır. diğer bir efsane de, her zaman yanında olan, üzerine bindiği zaman günde bin mil yolculuk edebildiği bir beyaz eşek olduğu anlatılır. istediği yere vardığında, eşeği [...]
ow i will tell you the first rule. it is extremely important, and you must remember it. the first rule is that every choice you make in your life, from the most important ones to the smallest everyday decisions, must be tested by conscious questioning. for each decision you face, you must ask yourself if [...]
“zamanın baÅŸlangıcında davullar vardı. dünya yaÅŸamının temposunu tutturuyordu bu davullar. gök gürültüsü, deniz kıyılarındaki düzenli gelgitler, birbirinden diÄŸerine yavaşça geçiveren mevsimler, kuÅŸların göç ediÅŸi, kış uykusuna yatan hayvanlar… bu tempo içinde herÅŸey kendi zamanını biliyor, akıl sır ermez bir ÅŸey bu. bileÄŸinizdeki kalp atışlarını bir dinleyin. yaÅŸamın temposunu yansıtır o atışlar.eÄŸer tempoda bir aksaklık varsa [...]
Pazar, Haziran 8, 2008
Henüz yorum yazılmamış